Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket Dikkat - Resim Kelimesiz Bir Şiirdir - Blogcu



/head>






More Cool Stuff At POQbum.com

31/1/2008 · Kategori: Dikkat

Evet bir bebek herşeyi değiştirdi...Aslında değişen fazla bişey yok ama işte biraz tembellik mi? desem...yoksa ihmalkarlık mı ? desem ... bilemiyorum... Ablacığım haklısın ben temmuz da kaldım kışa girmek istemiyorum... Çünkü kışın ilham gelmiyor bana ...resim yapamıyorum,takı yapamıyorum yaaa kısacası ADA ADA ADA ..... herşeyim o olduuuuu.....Aslında o var diye değil biliyor musunuz?Ürettiğim hiç bir şey yok ondan ...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

5/7/2007 · Kategori: Dikkat

SEN HEP VARSIN İÇİMİZDESİN

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

5/7/2007 · Kategori: Dikkat

Sevgili Barış Akarsu'yu kaybettik. Toprağı bol olsun.Allah nur içinde yatırsın. Cenneti mekan olsun...Ailesine allahtan rahmet diliyorum...Allah sabırlar versin...

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

30/6/2007 · Kategori: Dikkat

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, vücudun yüzde 55-75'inin, beynin ise yüzde 95'inin sudan oluştuğunu belirterek, ''Yeterli miktarda su içmek sesi güzelleştirir'' dedi.

Prof. Dr. Yorulmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, vücuttaki suyun yüzde 2'sinin kaybedilmesinin yorgunluk, halsizlik, hafızanın zayıflaması, matematik zekasında azalma, konsantrasyon güçlüğüne yol açtığını söyledi.

Okunan yazıya konsantre olunamıyor ve anlamakta sıkıntı çekiliyorsa su içilmesinin faydalı olacağını ifade eden Yorulmaz, ABD'de halkın dörtte üçünün vücutlarındaki su miktarı olması gerekenden daha az bulunduğunu belirtti.

Yorulmaz, su içmenin faydalarını şöyle anlattı:

''Araştırmalara göre, yeterli miktarda su içmek daha fazla kalori harcanmasını sağlar. Aç karnına içildiğinde vücuttaki zararlı maddelerin atılmasını kolaylaştırır, cildin nemini ve gerginliğini artırarak kırışıklıkları önler, yumuşaklık ve parlaklık verir, selülitten korur. Aynı zamanda sesi güzelleştirir, böbreklerin çalışmasını düzene sokar, idrar yollarını kum ve taş oluşumundan korur, sindirimi kolaylaştırır, kabızlığı önler, balgamın yumuşayıp atılmasına yardımcı olur, ağız kuruluğunu ve ağız kokusunu önler, eklem hareketlerini kolaylaştırır, kilo vermeyi sağlar.''

MEME KANSERİNDEN SUYLA KORUNUN

Prof. Dr. Yorulmaz, emziren annelerin yeterli su içmesi durumunda süt miktarının artacağını belirterek, her gün yeterli miktarda su içmenin kalın barsak, idrar kesesi ve meme kanserinden koruyucu olduğunu, ayrıca insan sağlığı için çok önemli olan iyot, kalsiyum, sodyum gibi pek çok mineralin de suyla alındığını bildirdi.

Her gün idrarla 1,5 litre ve diğer yollarla 1 litre olmak üzere 2,5 litre su kaybedildiğini ifade eden Yorulmaz, yazın ise terle su kaybının daha fazla olduğunu söyledi.

İnsanların sağlığını koruması için kaybedilen suyun tekrar alınması gerektiğini belirten Yorulmaz, ''Besinlerle günlük su ihtiyacımızın ancak beşte birini karşılamaktayız. Kalan beşte dördünü yani 2 litresini su ve diğer içeceklerle karşılamamız gerekiyor. Günde ne kadar su içmeniz gerektiği, vücudun büyüklüğü, yaptığımız işin ağırlığı ve iklime bağlı olmakla birlikte, erişkin bir insan yaz mevsiminde her gün en az 2 litre (10 su bardağı) su içmelidir'' dedi.

Vücudun ihtiyaç duyduğundan daha az su alındığında sağlık sorunlarının ortaya çıktığını dile getiren Yorulmaz, vücudun suyu normalden yalnızca yüzde 1 az olduğunda aşırı susama ve ağız kuruluğu, normalin yüzde 5 altında olduğunda ateşin hafif yükselmesi, ciddi ağız kuruluğu, halsizlik, yapılan işe konsantre olamama, normalden yüzde 10 su eksiği olduğunda ise ciddi halsizlik, bitkinlik, ayakta durmakta güçlük çekme ve gözlerde çökmenin ortaya çıktığını bildirdi.

SU AZLIĞI BEBEKLERDE ÖLÜMLERE YOL AÇABİLİR

Prof. Dr. Yorulmaz, su azlığının bebeklerde ölümlere yol açabildiğini belirterek, suyun vücudun su ihtiyacını gidermede en önemli besin olduğunu söyledi.

Kahve, çay ve kola gibi kafeinli içecekler ile alkollü içeceklerin sağladıklarından daha çok su kaybına yol açtığını ifade eden Yorulmaz, bu nedenle susuzluğu gidermek için sadece temiz suyun tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.

Su temiz değilse sağlığı korumanın mümkün olmadığını belirten Yorulmaz, şunları kaydetti:

''Neredeyse ülkemizin hiçbir yerinde temiz olmadığı düşüncesiyle musluklardan akan suyu içmiyor, içmek için dışarıdan ayrı su alıyoruz. Gerçekten de bazen suyun içindeki kirlilikler gözle görülebiliyor. Ancak musluklardan akan suyla dişlerimizi fırçalayarak, banyo yaparak, besinlerimizi ve besin hazırladığımız kapları yıkayarak şebeke suyu içindeki tüm kirlilikleri almaya devam ediyoruz. Sudan sağlığımıza gelecek zararlardan korunmak için aynı içtiğimiz su gibi, özellikle dişlerimizi temiz olduğundan emin olduğumuz suyla fırçalamaya özen göstermeliyiz.''

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

27/6/2007 · Kategori: Dikkat

OFFFF...... Herkesin dilinde....nasıl olmasın kiiii çok sıcakk allah bebeklere,yaşlılara ve hamilelere kolaylık versin...Bebeğim var sıcaktan bayılıyo,uyuyamıyo...Hamile kız kardeşim var o da sıcaktan bayılıyo...Allahım tüm hamilelere kolaylık ver çok zor yaaa....Güzel allahım sonumuzu hayırlara çıkar...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

5/6/2007 · Kategori: Dikkat

Sınavı tüm sorunları çözecek ya da her şeyi mahvedecek bir olay olarak değerlendiriyorsanız sınavı bir tehdit olarak algılıyorsunuz demektir. Bu gerçekçi olmayan bir yaklaşımdır. Oysa sınav, çocuğunuzun bazı alternatiflere yönelik kendini denemesi için bir fırsattır. Bu fırsatı iyi değerlendirmesi sizin sınava doğru, gerçekçi ve sağlıklı
biçimde yaklaşmanıza bağlıdır.


-Sınav sonucu çocuğun kendini geliştirmesi konusunda, eksik ve yetersiz olduğu alanlara yönelik ipuçları sağlayacaktır. Sınav bir denemedir ve her deneme de kendimizi geliştirmede yeni fırsatlar sağlar.

-Pek çok anne-baba kendi beklentilerini çocukları yoluyla gerçekleştirmek ister. Çocuğunuzun ilgileri, ihtiyaçları, yetenek ve kapasitesini doğru değerlendirmeye çalışın. Onu tanıyın. Çocuğunuzu, kardeşleriyle ya da başkalarıyla kıyaslamayın.

-Sınavın ülkedeki eğitim olanaklarına bağlı olarak uygulanan bir ''eleme'' olduğunu hatırlayarak, ''başarı'' ya da ''başarısızlığın'' değişebilir olduğunu kabul edin.

-Çocuğunuzla konuşun. Sınava ilişkin alternatifleri birlikte tartışın, sonuçlar ne olursa olsun onu sevdiğinizi ve sevmeye devam edeceğinizi belirtin, samimi olun. Onu koşulsuz kabul edin. Sınavlar geçicidir ama sonuçları çocuğunuz ile ilişkilerinizi kalıcı olarak etkileyebilir.''

-Öğrencinin önce kendine güvenmesi şart-
Sınavı bir amaç olarak değil, araç olarak görün. Sonuca değil, sürece odaklanın.
 
-Sınava hazırlık uzun süre, sürekli ve planlı çabayı gerektirir. Son birkaç haftada çaba harcamayla mucize yaratılmaz. Siz de uzun süredir bu hazırlığın içindeyseniz son günleri daha sakin ve dinlenerek geçirin. Son zamanda paniğe kapılıp gece gündüz çalışmanın yarardan çok zararı olabilir.
 
-Sınava yeterli hazırlandığınızı, elinizden geleni yaptığınızı düşünün. Ancak, mükemmeliyetçi olmayın. Gerçekçi ve ulaşılabilir hedefler koyun. Kendinize karşı dürüst olun, eksikliklerinizi fark edin ve gidermek için çaba harcayın.
 
-Sınavı kişiliğinizin değerlendirilmesi olarak algılamayın.

-Sınavdan önceki süreçte, öğrenim yaşamınız boyunca elde ettiğiniz başarıları düşünün, başarılı olduğunuz zamanları zihninizde canlandırın.

Bu görüntüleri belleğinizde canlı tutmak size moral verecektir.
 
-Olumlu düşünün, kontrolün sizde olduğunu anımsayın. 'Başarabilirim' diye tekrarlayın.

-Sınava ilişkin yönergeleri dikkatli okuyun, sınavın uygulanmasına yönelik gerekli bilgileri bildiğinizden emin olun.

-Kaygılarınızı ailenizle paylaşın. Onların sınavı kazanamadığınız zaman da sizi seveceklerine, değer vereceklerine güvenin.''

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki ::